Ana Menu
Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Japon Veliahtı Yazdır e-Posta
 

Atatürk'ün genel sekreterlerinden Hasan Rıza Soyak anlatıyor:

"Bir İstanbul seyahatinden Ankara'ya dönüyordum. Derhal Köşk'e gittim. Hizmetçilere Atatürk'ün ne durumda olduğunu sordum.

- İki gün, iki gecedir devamlı okuyor, birkaç defa banyo

yaptı ve şezlongda istirahat etti, dediler. Hemen yatak odasına gittim. Atatürk, koltuğa bağdaş kurmuş oturuyordu. Çoğu kez böyle otururdu. Elinde bir tarih kitabı vardı, bitirmeye çalışıyordu. Bana,

- Hoş geldin, dedikten sonra, elime bir kitap geçti, bilmem ne zamandan beri okuyorum, diye ilave etti.

- Yorulmadınız mı, Paşam? diye sordum.

- Hayır, dedi, yalnız gözlerim yaşarıyor; fakat onun da çaresini buldum. Biraz tülbent aldırttım ve parça parça kestirttim. Bu parçalarla gözlerimi siliyorum."

      Japon Veliahtı gelmişti. Büyük ve mükellef bir ziyafet sofrasındaydılar. Atatürk bir aralık Japon tarihinden söz açtı ve bir meydan muharebesini anlattı.

Japon Veliahtı hayret etmişti.

Atatürk tarihten mitolojiye geçti ve yine Japon mitoloji

sinden konuştu.

Veliahtın ağzı açık kalmıştı.

Söz edebiyata intikal etti. Atatürk:

- Japon şiirinin dünya edebiyatında çok büyük etkileri

vardır... diyerek meşhur Japon şairlerinden mısralar

okudu.

Veliaht, bunları nereden biliyorsunuz? diye soramadı Fakat Atatürk'ün bilgi ve hafızasına hayran kalmıştı.

Atatürk hep böyleydi. Her şeyi planlıydı. O, bütün bunları, Veliaht gelmeden on gün önce tercümeler yaptırarak öğrenmişti.

Niyazi Ahmet BANOĞLU