Ana Menu
Şu anda 7 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Detoks diyeti nedir Yazdır e-Posta
SAĞLIK OZEL - DİYET
Emelce tarafından yazıldı.   
 

 

DETOKS NEDİR

 

Detoks diyeti sanıldığı kadar kolay bir diyet değildir. Hızlı kilo vermek için uygulamayı düşünen pek çok insan vardır. Fakat detoks rejimi daha çok toksinlerden arınmak ve anti-aging için kullanılır. Detoks uygulamalarından verimli sonuçlar alabilmek için sitede pek çok bilgi verilmiştir. 

Elbette kilo vermek isteyenler de detoks diyetiyle zayıflayabiliriler. Fakat detoks rejimi uygulaması zor ve disiplinli bir diyet olduğu için uzun süreli olarak kullanılamaz. Detoks diyet listelerini okuyabilirsiniz, öneriler ve hazırlık aşamaları hakkında bilgiler edinebilirsiniz. Ama okuduklarınız sizlere bir önbilgi vermeli ve mutlaka doktorunuza

danışarak detoks diyeti uygulamalısınız.

 

Detoks diyetinde vücuttaki toksinler atılır. Bunu gerçekleştirmek içinde detox diyeti boyunca kırmızı et, balık, süt, süt ürünleri, ekmek ve tahıl ürünleri gibi gıdalar kesinlikle tüketilmez. Bunların yerine sadece taze sebze ve meyveler alınır.

Detoks diyetini her ay düzenli olarak uygulayan kişiler vardır. Detox diyetinin; bağırsak ve sindirim sisteminin rahatlaması, gençleştirme, anti-aging, kilo verme gibi etkileri vardır.

Asitlerin yıkanıp atılmasını takip eden protokol, kan ve dokulardaki pH dengesinin tekrar kurulmasıdır. pH asit/alkali dengesinin 1 (aşırı asidik) ve 14 (aşırı alkalik) arasındaki ölçekte kalibre edilmiş standart ölçüsüdür ve pH değeri 7 nötrdür.

Vücudumuzdaki tüm hayati sıvıların fonksiyonlarını en iyi şekilde yerine getirdikleri, kendilerine özgü pH düzeyleri vardır. Mide sıvıları ve diğer birkaçı haricinde hayati sıvılarımızın dokularımızın bir çoğu hafif alkaliktir. Mesela kanın, aynı deniz suyununki gibi biraz alkalik olan pH değeri 7.3 ile 7.4 arasındadır. Eğer kanın pH değeri 7.1 in altına düşerse ya da 7.5 in üstüne çıkarsa, hemen dengesizlik semptomları kendini gösterir ve eğer çabuk düzeltilemezse ani ölüme sebep olur.

Tüm iç toksik oluşumlar vücutta bir asidoz durumuna sebep olur. Ardından da, kandaki yüksek asidik kalıntı düzeyi bağışıklık tepkisini engeller, metabolizmanın normal çalışmasını zorlaştırır, sindirimi ve özümsemeyi dizginler, bakteri ve mantar kökenli enfeksiyonların gelişmesine yardımcı olur ve tüm diğer biyolojik bozukluklara ve hastalıklara yol açar. İnsan vücudundaki pH dengesinin önemi hakkında fikir vermesi açısından, bazı hayati organların normal çalışmasının pH düzeyleri ile bağlantısı şu şekildedir:

 

Kalp : İnsan kalbi saatte 130 litre kan pompalar. Eğer kan asidik atıklarla doymuşsa, bu asitler içinden geçerken kalp dokularına ciddi hasar verip aşamalı olarak kalp kaslarında bozulmalara sebep olur.

 

Akciğer : Doğru alınan diyafram nefesi, akciğerlerdeki gaz alışverişini en yüksek düzeye çıkartarak kandaki karbonmonoksiti dışarı atarken, kanı taze oksijenle besler. Eğer kanımızın asidik atıklarla aşırı yüklenmesine izin verirsek, akciğerlerden yeterli oksijeni alıp taşıyamadığı için, vücudun pH düzeyinin alkalik olmasını sağlayamayacak ve dolayısıyla tüm doku ve hücrelerde kronik bir hipoksi ve ikiz kardeşi olan asidoz durumu oluşacaktır.

 

Karaciğer : Karaciğerin temel görevlerinden biri kandaki toksik atıkları süzmektir. Eğer kan yanlış beslenme alışkanlıkları, alkol, ilaçlar, stres hormonları ve asit oluşumuna sebep olan faktörlerden kaynaklanan aşırı asidik kalıntılarla sürekli kirlenirse, karaciğer zamanla asidik atıklarla fazla yüklenir ve bu toksik enkazla ciddi biçimde tıkanır.

 

Böbrekler : Yanlış beslenme, farmasötik ilaçlar ve diğer yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanan kandaki aşırı asidik atıklar, böbreklerin kanı süzen hassas dokularını aşındırabilir.

Detoks diyeti vücuru zehirli toksinlerden arındırmak için yapılır. Bir toksin, vücuda zararlı etkileri olan hastalıklara, alerjilere veya genel bir hastalık hissine sebep olan herhangi bir madde olabilir. Bu toksinleri; sudan, yemekten veya havadan alabiliriz. Vücudumuzun doğal detoks mekanizmaları tüm hızıyla çalışır, terlemek, idrar yapmak ve dışkılamak gibi...

Fakat kirlilik çağı olan günümüzde, ağır metaller, bilgisayar ve cep telefonu dalgaları, sigara, temizlik maddeleri, kimyasal böcek ilaçları, alkol, radyasyon ve daha birçok toksin, vücudumuza ağır zarar verir.

Doğal detoks mekanizmaları tek başına yeterli gelmediğinde vücudumuzun bazen ufak yardımlara ihtiyacı vardır.

Detoksun amacı, belirli gıdaları tüketip, belli gıdalardan kaçınmanın yanı sıra egzersiz ve masajlarla bu zehirli maddeleri vücudumuzdan atmaktır.

Bedenimizde toksinlerin yığımlanmasının iki temel nedeni var : Birincisi, yediğimiz ve içtiğimiz besinlerdeki, soluduğumuz havadaki doğal olmayan çevresel faktörlerin artışı ile metabolizmanın doğal seviyesinin çok üstünde toksin yüklenmesidir.

Toksinlerin oluşmasındaki diğer sebep ise; sağlıksız kişisel alışkanlıklar, hiperaktif modern yaşam tarzının getirdiği aşırı stres ve yorgunluk nedeniyle zayıflayan bağ dokusu ve vejetatif sinir sisteminin sağlığını kaybetmesidir.

Özellikle metropollerde yaşayan insanlar, endüstriyel kimyasallar, pestisit diye tanımlanan tarımda kullanılan zehirli maddeler, elektromanyetik kirlenme, gıda katkı maddeleri, yanlış beslenmeden kaynaklanan aşırı asit birikimi, ağır metaller, anestezik maddelerin ve özellikle bilinçsizce kullanılan ilaçların kimyasal kalıntıları, toplumca legal kabul edilen alok, tütün, kafein gibi drogların kalıntılarıyla birlikte eroin, kokain, gibi illegal drogların kalıntıları, ruhsal dünyamızda yaşanan sorunların ağır yükünden oluşan çok karşmaşık bir kokteylin etkisi altında yaşamlarını sürdürme çabası içindediler.

Detoks diyetini uygulamak için mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Detoks ağır ve disiplinli bir rejimdir ve kontrol altında uygulanmalıdır. Tansiyonu düşük kişilere ya da yoğun olarak çalışan kişilere ve bazı rahatsızlıkları olan kişilere detoks diyeti kesinlikle önerilmez. Detoks diyetlerinde tüketilen gıda ve doğal desteklere karşı alerjiler sorgulanmalıdır.

Detoksa başlamak için bireyin kendini ruhen ve bedenen hazırlaması gerekir. Yapılanlar hem fiziksel, hem duygusal, hem de maddi olarak zorlayıcı olabilmektedir. Nadiren, kişilerde bir günlük detokstan sonra, 'iyileşme krizi' de denen bir-iki güne uzayabilen yorgunluk veya kötülük hali görülebilir.

Detoks diyetinin detoks programının etkili olabilmesi için en az üç günlük bir dinlenme ve gevşeme süresi gereklidir. İdeali yedi gündür, çünkü iç organların ve kan dolaşımının temizlenebilmesi için yedi günlük yoğun bir dinlenme ve temiz yaşama sürecine ihtiyaç vardır. Etkili bir temizlenmenin ve vücut tamiratının, ancak zihin dinlenirken ve sinir sisteminin paraseptik devreleri iyileştirme konumundayken gerçekleşebileceğini unutmayın.

 

Günlük hayatın telaşı içinde kısılıp kalmışken, sadece doğru yiyecekleri ve takviyeleri tüketerek bunu gerçekleştirmek mümkün değildir. Bunun için, lendinizi günlük hayattan bir süre geri çekmediğiniz ve detoks yöntemini hakkını vererek uygulamak için zaman ayırmadığınız sürece detoxun hiçbir anlamı yoktur.

Detoks gününde balıktan süt ve süt ürünlerine, kırmızı etten yumurtaya kadar birçok gıda yasaklanır. Ana gıda olarak çeşitli kombinasyonlarda genellikle çiğ meyve, sebze ve bunların suları kullanılır. Enginar sapı, havuç ve elma favori gıdalardır.

Bütün taze sebze ve meyveler, yeşillikler, tohumlar tüketilir. Pirinç veya darıdan pilavlar, yanında yeşilliklerle servis edilir. Açlığa müsaade edilmemeli, 30 dakika ila 2.5 saatlik aralarla gıda alınmalıdır. Saat 07.00'de ılık su ve limon suyu ile başlayan detoks diyeti, 19.30'da yine limon suyu ile biter. En geç saat 22.30'da yatılır.