Ana Menu
Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
İmam ve Tanrı Yazdır e-Posta
 Bir köyün camiinde, imam cemaate vaaz vermektedir. Ansızın içeri dalan bir köylü, köyü sel basmakta olduğunu haber verir. Bütün cemaat hemen kendilerini dışarı atıp kaçar. Sadece imam, bütün ısrarlara rağmen köyü terk etmeyi reddeder ve Tanrı'nın, kendisini koruyacağını söyleyerek camide kalır.
 Kısa bir süre sonra sular camiye ulaşır, imam çaresiz, minareye çıkar. Sular minarenin ilk katına yükselirken bir tekne, imamı kurtarmaya gelir. Ancak dini bütün imam, Tanrı'nın, kendisini koruyacağını söyleyerek tekneye binmez. Sular yükselir. İmam ikinci kata çıkmak zorunda kalır. Bir tekne daha gelir; ancak, imam yine Tanrı'nın kendisini koruyacağına inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. Sular iyice yükselir. İmam artık minarenin en tepesindedir. Bir helikopter yaklaşır. İçindekiler, durumun kötü olduğunu anlatarak, imama, helikoptere gelmesi konusunda ısrar ederler. İmam helikoptere binmeyi de reddeder. Bir süre sonra sular iyice yükselir ve imam boğularak ölür.
 Kendisini ahretin kapısında melekler karşılar.  
 Melek: 'Hoş geldiniz, buyurun...'
 İmam:  'Cennete girmek istediğimden emin değilim.'
 Melek: 'Neden?'
 İmam:  'Tanrı'ya biraz kırgınım.'
 Melek: 'Ne oldu ki?'  
 İmam:  'Ben hayatımı ibadet ederek geçirdim, insanlara hep iyilik yaptım, günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyü sel bastı, herkes kaçtı, ama Tanrı'nın beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım. Görüyorsunuz ki, şimdi buradayım...'
 Tam bu sırada yukarıdan Tanrı'nın sesi duyulur:
 'Salağa, iki tekne, bir helikopter gönderdik. Kurtarmak için daha ne yapacaktık! Böylesine geri zekâlının benim katımda da yeri yoktur zaten!'