Ana Menu
Şu anda 6 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
KELEBEKLER VADİSİ Yazdır e-Posta
Fethiye'nin saklı cenneti KELEBEKLER VADİSİ.
Kelebekler Vadisi, World Heritage Foundation(dünya mirası koruma vakfı ) tarafından, dünya üzerinde korunması acil gerekliliğe haiz 100 dağdan biri olarak tespit edilen Babadağ (1970 m) (Antik Kragon dağı) nın eteklerinde bulunan bir kanyondur.
Burası Ölüdeniz' e 5 deniz mili uzaklıkta tarihi Perdikiya limanıdır. Doğusundan akan şelaleye yatak olan 350 - 400 m yüksekliğinde dik kayalıklar vadi için özel bir koy yaratır. Kelebeklerle süslü doğa harikası bir koydur burası.

Nasıl gidilir ?

Fethiye'nin merkezinden kalkan ve otogar önündeki duraktan geçen minibüslerle Ölüdeniz'e gelindiğinde, sahilde Kelebekler Vadisi' ne ulaşımı sağlayan servis teknesi görülecektir. Ayrıca, yine aynı yerden kalkan günlük gezi tekneleriyle de ulaşmak mümkündür.Yani vadiye ulaşım sadece teknelerle mümkündür.Acil durumlarda vadiden çağrılabilecek lastik bot kiralanabilir. Servis teknesi Ölüdeniz'den 11:00, 14:00 ve 18:00 de kalkmakta olup dönüşler de 09:00, 13:00 ve 17:00 saatlerinde yapılmaktadır.Fethiye’den ulaşım tekne ile 1.5 saat sürüyor.
Fethiye’ nin 12 km. güneyindeki Ölüdeniz-Belcekız Körfezi’ nin doğu kıyılarındaki koylarından biri olan Kelebekler Vadisi, deniz yoluyla Ölüdeniz’ e yarım saat mesafededir

Nerede kalınır?

 

 

Betonlaşmanın sıfır olduğu, mutfağında vadide yetiştirilen organik ürünlerin tüketildiği Kelebekler Vadisi kumsalında  konaklama tesisi yok. Çadır kurabilir ya da üzeri çalı ve yapraklarla kaplı çardaklarda, ağaç dalları arasına kurulmuş teraslarda,bungalowlarda geceyi geçirebilirsiniz.. Kumsalda yazları bir  kır lokantası kuruluyor.

 

 

 

Vadi’ de elektrik bulunmadığından, soğutma ve aydınlatma için gerekli enerji jeneratörle sağlanır.
Gece çardak veya çadırlarda yatılır, birbirine karışan dalga ve böcek sesleri mistik bir atmosfer yaratır. Bu, doğaseverleri buraya çeken ilk etkendir.
Vadi 50’ den fazla familyaya ait 150’ ye yakın bitki türüne sahiptir.Bilim adamları, vadinin bitki örtüsü (flora) ve barındırdığı hayvanlarıyla (fauna) dünyada tek olduğunu söylüyor.

Rock Bar’ın tepesinden atlayış yapabilirsiniz

Kelebekler vadisi

Kelebekler Vadisi, burada yaşayan ve tarımla uğraşan gerçek sahibinden 1974 yılında 300,000 liraya satın alınarak, 107 ortaklı bir Turizm Kooperatifinin tapulu malı olmuştur. Daha sonra, 25 Aralık 1996 tarihinde İzmir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma 2 no.lu Kurulu’ nun 6361 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit ve 3. derece arkeolojik alan ilan edildiği için her türlü yapılaşma yasaklanmıştır. Bölge ayrıca Doğal Hayatı Koruma Derneği’ nin ilan ettiği, Türkiye’ deki 9 Doğal Yaşam Alanından biri olan Babadağ ve çevresi doğal yaşam alanına dahil edilmiştir.
Rıfat Kılar, 1978'i izleyen yıllardaki vadi ziyaretlerinde, daha öncesinde Güdürümsü olarak bilinen yerel isminin değişmesine yol açacak Kelebek Vadisi ismini ilk kez telaffuz etti.
1987'de H.Deniz Bayramoğlu, vadide Butterflyvalley ismini kullanarak bir kamping-restoran işletmesi kurdu. Burada, turizm işletmeciliği sadece bir araçtı. Amaç, doğayla uyumlu bir yaşam modelinin temellerini atmak ve bunu uluslar arası platformlarda paylaşmaktı. Başta müzisyen Nezih Topuzlu ve bir grup doğasever ile birlikte adeta vadiyi koruma misyonunu üstlendiler.

Toplam 130 dönümlük bu vadinin 90 dönümü turistik amaçla kullanılmaktadır. Vadi’ nin turistik amaçla kullanılması 1985 yılından sonra başlamıştır. Özel ziyaretlerin dışında ilk kalıcı sakinler, doğa aşığı sırt çantalı turistlerdir.
Daha sonraki yıllarda, sahilde ve 100 m. geride bulunan metruk iki taş yapı onarılarak barınak haline getirilmiş; 90’ lı yıllarda ise sahildeki yapının yanına asmalardan örülmüş bir çardak, mutfak, duş-tuvalet ve yatmak üzere geniş çardak (roof) eklenerek, derme çatma bir kamping tesisi oluşturulmuştur. Tesisin işletmesi, kooperatifin kapalı zarf usulü ihalesini kazanan küçük sermayeli müteşebbislerce yürütülmektedir.

Ulaşım

Deniz ulaşımından başka karayoluyla tek bağlantı ise, Vadi’ nin üstündeki Faralya Köyü’nden inen , yarım saatlik zorlu ve tehlikeli bir tırmanış gerektiren keçiyoludur. Yol üzerindeki eski bir taş kitabe dikkate alındığında, bu patikanın çok eskiden beri kullanıldığı anlaşılmaktadır. Faralya Köyü’nde karşımıza çıkan toprak yol, Ölüdeniz’ den başlayıp Kabak Koyu’ nun üzerinde sona eren 18 km. uzunluğundaki tek karayoludur. Bu yol üzerinde Kıdrak Koyu (Likya World), Faralya, Uzunyurt köyleri ve yolun bitiminde Kabak mahallesi bulunur.
1977 metrelik Babadağ’ın eteklerindeki Kelebekler Vadisi’nin içinde iki patika var. Biri şelalelere, diğeri Faralya köyüne çıkıyor. Sportmen, doğa yürüyüşleri konusunda birazcık da olsa tecrübeli olmayanlar vadinin yukarılarına tırmanmayı denemesinler. Birinci şelaleye kadar çıkmakla yetinsinler. Köye çıkan yol ise çok dik. Bir iki yerde ancak ip yardımıyla yukarı tırmanılabiliyor. Dağcılık deneyiminiz yoksa hiç kalkışmayın.
Köydeki manzara ise olağanüstü. "George House" tabelasını izlerseniz, yayık ayranı eşliğinde güzel köy yemekleri yiyebileceğiniz bir eve ulaşacaksınız. Köy eski isimle Faralya olarak anılmaktadır. Ancak köyün şimdiki resmi adı Uzunyurt' dur.

Vadideki kelebekler

1995’in 8 Şubat’ında 1. derecede doğal sit ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide biraz zahmetlice tırmanıştan sonra milyarlarca,kelebeğin kayaları, ağaçların gövdelerini ve yapraklarını, kısacası her yeri bir şal gibi örttüğünü görmek çok şaşırtıcı bir etki yaratıyor.Önce bunu farkedemiyorsunuz, doğal görüntü böyleymiş gibi geliyor insana. Ama bir ses, bir hareketle havalanıveren kelebekler gökyüzünü kaplıyor, vadiye gölge düşüveriyor.

Kelebek faunası

Vadideki kelebek türleri yıllık periyod içinde belirli aylarda uçtuklarından, hepsini bir arada görme umuduyla gelen insanları yanıltabilirler. Örneğin, Vadi’ ye adını veren ve ziyaretçilerin en fazla ilgisini çeken Kaplan Kelebeği (Euplagia quandripunctaria), sadece temmuz ve ağustos aylarında yoğun olarak görülebilir.
İnsanların bu kadar ilgisini çeken ancak hakkında çok az şey bildiği kelebekleri daha iyi tanıyabilmek için, yaşam evrelerine kısaca göz atmak gerekecektir. Kelebekler, metamorfoz adı verilen ve dört safhadan oluşan başkalaşım süreci içinde gelişir ve çoğalırlar: Yumurta, Larva, Pupa ve Ergin kelebek evreleri.

Kelebek faunası

Larva evresi: Yumurtalar çatlayınca içlerinden 2-3 mm. Boyunda tırtıllar çıkar ve böylece kelebeğin larva dönemi başlar. Önce, çıktıkları yumurtanın kabuğunu ve sonra üzerinde bulundukları bitkinin yapraklarını yiyerek beslenir ve büyük bir oburlukla bu işlemi sürdürürler. Biçimleri kural olarak yuvarlak bir silindir biçimindedir. Üzerleri düz, dikenimsi çıkıntılı veya kıllarla kaplıdır. Her kelebek türünün larvası birbirinden farklı biçim ve gözalıcı renklerdedir. Larvalar genelde 10 halkadan, ve 3’ü önde, 5 tanesi arkada olmak üzere 8 çift bacaktan oluşur. Larvalar kabuk değiştirerek büyürler ve erişkin boya ulaşıncaya kadar 5-6 defa deri ve renk değiştirirler. Kelebeklerin larva süreleri 3-6 haftadır.

 

 

 

Pupa evresi: Larva evresini tamamlamış olan tırtıl, bitkiyi terkeder; ağaç gövdeleri, taş aralıkları, saçak altları veya evlerin içlerine girerek emin bir yerde pupa evresine geçer. Bazı türler (Nymphalidae familyası) başaşağı, bazılarıysa (Örn. Pieridae türleri) gövdelerinden ince bir ağ iplikle kendilerini bağlayıp dikine olarak tutunurlar. Önce katılaşmış bir hal alan larva 10-12 saat kadar bu pozisyonda kalır, sonra yavaş yavaş şekil değiştirerek kıvrık bir yaprak biçimi alır. Pupaların hakim renkleri genellikle çevre ile uyum sağlayacak biçimde kahverengi veya yeşil tonlarıdır. Böylelikle mükemmel bir kamuflaj sağlanmış olur. Pupa süresi 10-15 gündür, ancak biraz sonra göreceğimiz nesil farklılığına göre bu süre değişebilir. Pupa evresinin son 2-3 gününde kabuk şeffaflaşır, kelebeğin renk ve desenleri görülür hale gelir.

 

 

Kelebek evresi: Pupa evresinin sonunda, pupanın derisi gövde veya kanatların çevresinden yırtılarak, kelebek dışarıya çıkar. Kanatlar gövdeye yapışık ve bir kıvırcık salata yaprağı gibi buruşuk görünümdedir. Hayvan hemen pompalama hareketine geçerek kanatlara hava ve kan pompalar, kanatlar yavaş yavaş gerilip büyüyerek 20-30 dakikada, bildiğimiz kelebek formunu alır ve artık uçmaya hazırdır. Geride boş bir kabuk kalır. Ergin kelebeğin yaşam süresi 7-10 gün civarıdır.

  Kelebekler; baş, göğüs, karın; göğsün altında üç çift bacak, gövdenin üstüne bağlı üst ve alt olmak üzere iki çift kanat ve başın üzerinde bir çift antenden oluşur. Göğüs ve karın sık ince tüyler, kanatlar ise yan yana sıralanmış küçük pullarla kaplıdır ve kelebeğe rengini veren de bu pullardır. O nedenle böcekler alemi sınıflandırmasında kelebekler Omurgasızlar sınıfında Pulkanatlılar (Lepidoptera) olarak adlandırılmıştır. Kelebeklerin ağız yapısı spiral şeklindeki dilden (emme hortumu) ibarettir; beslenirken uzar ve sonra katlanıp ağıza yerleşirler. Kelebekler genelde çiçek nektarı, meyve gibi organik maddeler ve minerallerle beslenir. Bu sebeple çürümüş organizmalar, idrar veya dışkı gibi maddeler üzerine konabilirler. Kelebekler suyun bulunduğu yerlerde çokça görülebilir, ancak bunun nedeni daha çok, yumuşamış topraktaki mineralleri emmek içindir.
     Kelebekler tüm yaşam evreleri boyunca pek çok doğal düşmanın tehdidi altında bulunurlar. Bunlar karıncalar, gezici örümcekler, çekirgeler, yaban arıları, parazit sinekleri, kertenkeleler, kuşlar ve farelerdir. belirttiğimiz Kelebekler yumurtalarını birer birer ve aynı türden birçok bitki üzerine bırakarak, bu düşmanlara karşı bir nevi strateji uygularlar. Larvalar pis koku salgılayarak ve renk uyumu vasıtasıyla kendilerini korurlar. Pupa evresini yine rengi ile uyumlu kuytu köşelerde kamufle olarak tamamlar. Ancak bunların dışında kelebeklerin en büyük düşmanı, doğayı hızlı biçimde kirletip yok eden insandır.

Despina’nın efsanesi..

Kelebek Vadisi’ nin ağızdan ağıza yayılagelmiş bir de efsanesi vardır:
Bir asır kadar öncesini hatırlayan eskilerin anlattığına göre, o zamanlar Vadi’ de tek başına yaşayan Despina isimli bir Rum kadını 120 yaşında ölmüştü. Despina 20 yaşındayken, korsan gemilerinin gizlendiği bir yer olan Vadi’ de, genç bir denizciye aşık olmuştu; geri geleceğini vadederek denize açılan genç denizci, bir daha geri dönmemiş ve Despina ömrünün sonuna kadar hep onu beklemişti. Öldükten sonra cesedi bulunamamış olan Despina’ nın ruhu, yaşlılara göre hala burada dolaşmaktadır.

Vadide, görülmemiş irilikte narenciyelerin, Akdeniz'in tipik incir, sakız, harnup, dut vs. ağaçlarının, bir kişinin taşıyamayacağı irilikteki karpuzların yetiştirildiği hafızalardadır. Hatta Faralya Köyü’nün (belki şuanda hiçbirisi hayatta bulunmayan) en yaşlılarının ilk gençlik yıllarından, vadide yaşayan gizemli kadın Despina'nın asırlık yaşına rağmen köye, değiş tokuş için yük dolu çuvalları kanyon duvarlarından nasıl çıkardığı hatırlanır.
Despina, vadideki işletmecilerin halen kullandığı tek göz evin hanımıydı. Kumsaldaki kayanın üstüne oturup kanyon duvarı arasından denize batan güneşi izlerken, belki de denize açılıp bir daha dönmeyen denizci sevgilisini beklerdi. Günlerden bir gün köylüler artık onu göremez oldular. Cansız bedenini bile...