Ana Menu
Şu anda 26 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Ele geçebilecek Yazdır e-Posta

Ele geçebilecek en büyük fırsat

On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne
zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.
Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk
saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp,
oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda
altın haleleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu.
Oltasının hızla çekildiğini hissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini
anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi.
Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı.O güne kadar gördüğü en
büyük balıktı, ama henüz av yasağının kalkmasına saatler kalmış olan bir
levrekti.
Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu.
Babası bir kibrit yakıp saatine baktı.Saat on olmuştu. Av yasağının
bitmesine daha iki saat vardı.Once ba!lığa, sonra oğluna baktı.
" Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum, " dedi.
" Baba! " diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.
" Başka balıklar da var, " dedi babası.
" Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil , " dedi çocuk.
Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının
yüzüne baktı bu kez.Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne
balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının
sesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.Oltanın ucunu balığın
ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı. Balık suya düşer
düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük
bir balık tutamayacağından emindi.
Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City nin
ünlü mimarlarındandır. Babasının küçük evi hala o adadadır. Oğlunu ve
kızlarını hala o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.
Çocuk! haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat değerler
konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir.
Babasından öğrendiği gibi değerler doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda
çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.
Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz?
Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru
olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.
Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman
yitirmez.Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara
anlatırız.
Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.
Kaynak : James P. Lenfestey