Ana Menu
Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Yetinmesini Bilmek Yazdır e-Posta
Dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden
ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye
gelirmiş. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şövalyeyi reddeden
güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada ayni kasabada yasayan ve bu kıza
aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş.
Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka
bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.
Bir gün yolu bir zamanlar yasadığı güzel, küçük kasabaya duşmuş. Orada
tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yasayan dünyalar
güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş. Yaslı adam önünde gül bahçesi
olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş. Bizimki bir zamanlar
herkesi reddetmiş olan kızın kocasını pek merak etmiş. Bir gün gizlenip
kocasını evden çıkarken görmüş. kızın kocası şişman, kel ve çirkin mi çirkin
bir adammış. Üstelik zengin bile değilmiş.
Çok merak eden adam kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış. kız kapıyı
acınca kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlenmiş olduğunu sormuş
kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gulu koparıp getirirse
cevabi vereceğini bu arada tek şartının bahçede ilerlerken geriye dönmemesi
olduğunu söylemiş.
Adam da bunun üzerine yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye
başlamış. Birden çok güzel sari bir gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken
biraz ilerde kocaman pembe bir gül gözüne çarpmış. Tam ona uzanırken daha
ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş.
Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gulu
koparıp kıza götürmüş. bahçenin en güzel gülünü getirmesini beklerken kız
bir de ne görsün yaprakları solmuş çiliz bir gül. Bunun üzerine adama donen
kız söyle demiş;
Bak gördün mu ? Her zaman daha iyisini bulmak isterken omur geçer ve sen en
kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik gitmeden elindekiyle
yetinebilmeyi öğrenmek gerekir.