Ana Menu
Şu anda 6 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Git Yazdır e-Posta
Gözlerini ovuşturarak giydi montunu Deniz..Gecenin bir yarısı polis olduğunu söyleyen

iki adama hiçbir şey sormamış ve,
"bizimle gelmeniz gerekiyor."
Sözlerine karşılık hemen üzerine kalın bir şey alıp çıkmıştı düşünmeden. Uyku sersemi

farkında değildi belki de olanların..
Ağır ağır iki adamın arkasından iniyordu merdivenlerden..Bir ara otomatik lambası

sönüpte tekrar yaktıklarında rahat inebilmek için hafif hafif toplamaya başladı kendini.
"Nereye gidiyorum ben? " dedi kendi kendine inmeye devam ederken.
"Efendim? "
Dedi adamlardan yaşlı olanı..Kendi kendine konuştuğunu sanan Deniz farkında

olmadan sesli düşünmüştü; ama bu iyi olmuştu aynı zamanda.Çünkü bu sefer daha net

bir şekilde sorma olanağı buldu sorusunu polis olduğunu söyleyen adamlara.
"Nereye gidiyorum ben? "
Bu soru karşısında,
"bunun cevabını size söylemiştik..bir konu hakkında sizin bilginize ihtiyacımız var."
Dedi genç olan.
O sırada apartmandan çıkmış ve yolda uzaktan gözüken sivil bir arabaya doğru

ilerliyorlardı.
"peki konu nedir? Bu kadar önemli mi de gecenin dördünde beni dışarı

çıkarabiliyorsunuz? " Dedi Deniz sinirli bir biçimde.
Polislerden yaşlı olanı araba kapısını açarken,
"Eski erkek arkadaşınızla alakalı Deniz Hanım."Dedi..
Bindiler arabaya ve ilerlemeye başladılar ıssız gecede. Bu son cümlenin ardından Deniz

sesini çıkaramadı iki adama karşı. Aklına Kenan geldi hemen.. Ne çok sevmişti onu

halbuki.Ne çok seviyordu hala. Şimdi ne olmuştu da iki polis kapıya dayanmıştı.Ve o iyi

miydi acaba? ... Tam bir haftadır görememişti Kenan2ı Deniz. Yoksa.yoksa hastaneden

mi kaçmıştı da ondan mı? . Yo bunu yapmış olamazdı söz vermişti Deniz'e. O lanet olası

maddeyi bırakacaktı Kenan. Zaten tam bir hafta önce sırf bu yüzden, kendi isteğiyle,

son vermemiş miydi ilişkilerine? ..
"Ben seni çok seviyorum Deniz.. Ama bu hastaneden tertemiz çıkmadan yanına gelemem

anla beni. Şimdilik ayıralım yolumuzu, eğer bir gün arınırsam bu maddeden o zaman

koşarak gelirim yanına. Eğer kalbim hala benimse yeniden başlarız o zaman. Amam

anla; şu an sana layık değilim ben ve üzüyor bu beni." Dememiş miydi Deniz'e? ..Deniz de

bütün olgunluğuyla,
"tamam canım, ben bekliyor olacağım." Deiyip evine dönmemiş miydi onu hastanede

bırakıp? ...
Şimdi ağaçlıklı yoldan ilerlerken araba ağır ağır, Sırayla gelen sokak lambalarını

izleyerek düşünmeye devam ediyordu Deniz.
"Hastaneden mi kaçtın Kenan? ..Ne yaptın gene? .."
Off dedi birden.
Ön koltukta oturan genç adam,
"biraz uzun sürdü ama gelmek üzereyiz bayan, merak etmeyin." Dedi, telsiz sesinin

eşliğinde.
Deniz başını cama yasladı.. Artık yolu aydınlatan ışıklarda bitmişti her yer karanlıktı.

Nereye gittiğini bilmiyordu ama korkmuyordu da nedense.sadece sevdiği adamı merak

ediyordu yüreği. yolda ilerledikçe; dışarıdaki karanlık onun içine işlemeye başlamıştı ki,

birden bire arabanın freniyle kendine geldi genç kadın.
"Geldik, bizimle gelin lütfen." Dedi polislerden biri arabadan inerken. Deniz indiğinde

şaşkındı; çünkü ortada karakol veya benzeri bir bina yoktu..Hatta görünürde hiçbir şey

yoktu çevrede karanlıktan başka. Arkasına baktı. Geldiği yola ama hava o kadar

karanlıktı ki arkasında bir yol olduğuna bile emin değildi artık. Her yer karanlıktı

sadece yanındaki polisleri görebiliyordu belli belirsiz birde önlerinde duran siyah renkli

otobüsü.
"Ne oluyor? Karakol nerede, burası neresi? ..." Dedi şaşkın bakışlarla, polisler otobüsü

işaret etti. Otobüse baktığında Deniz, Kenan'ı gördü. İçerde koltuklardan birinde

oturduğunu fark etti. koşarak bindi otobüse, hemen sevdiğinin yanına çöktü.Kenan

Deniz'e bakamıyordu.
Deniz yumuşak bir ses tonuyla,
"Ne oldu Kenan? ..Neden buradasın, neden buradayız? ..."
Kenan başı önde Deniz'in elini tuttu,
"Sözümü tutamadım aşkım, yapamadım. Lanet olası şeyi kanımdan

temizleyemedim.Kaçtım hastaneden, son kez diye söz verdim kendime. Son kez alacaktım

o zehri ve sonra tamamen arınıp sana dönecektim gene eskisi gibi. Ama olmadı

yakalandım.."
o sırada otobüsün çalıştığını duydular ikisi de.. Kenan hızlı konuşmaya başladı

hemen..Sesi heyecanlı gibiydi.Tutuktu.Üzgündü.
"Şimdi inmelisin Deniz..Sadece seni hep sevdiğimi çok sevdiğimi bil lütfen."
Deniz şaşkın ve hırçın, yüksek sesle konuşmaya başladı.
"Olmaz.Niçin iniyorum? Sen nereye gidiyorsun Kenan? Bırakmam seni, ya dönmezsen

geriye.Sorularla bırakıp baş başa nereye gidiyorsun cevap vermeden? "
"İnmelisin aşkım.Affet beni ve sevdiğimi bil..İn şimdi, git.Git." diye bağırmaya başladı

Kenan. Deniz çaresiz indi otobüsten.
Kenan pencere kenarında çaresiz bakıyordu sevdiği kadına.Gözünden iki damla yaş aktı

ışıldayarak. Deniz de dayanamadı.Ne olduğunu bilmiyordu ama Kenan'ı kaybetmek

üzere olduğunu hissediyordu ruhu. Bir an gözlerini kapattı yaşları silmek için açtığında

sadece beyazımsı bir ışık kalmıştı otobüsten geriye kalan.
....
....
Yastığı ıslanmıştı Deniz gözlerini açtığında.Öyle bakakaldı tavana. Aslında içi

rahatlamıştı. Sonuçta rüya görmüştü ve gerçekleşen hiçbir şey yoktu ortada.Kalktı

yerinden ve hastaneyi aramak için telefona yöneldi.Tam ahizeyi kaldırmıştı ki kapının

çalındığını duydu.Üstünü düzeltip açtı kapıyı hemen, Serhan'ı görünce sevinmişti ama

Serhan'ın mutlu olmadığı belliydi her halinden..
"Gelsene içeri Serhan, bende şimdi Kenan'ı arayacaktım.Sende sesini duyur mutlu olur."
Dedi içten bir şekilde Deniz.
Bu sözlerin ardından Serhan ağlamaya başladı, Bir çocuk gibi ağlıyordu kapının

önünde..Deniz anlayamadı ne olduğunu.
"Deniz.. Ben..Ben hastaneden, Kenan'ın yanından geliyorum.Dün gece komaya girdi

Kenan, çok kötüydü durumu. Allah kahretsin ki elimden bir şey gelmedi bakmaktan

başka."
Deniz eliyle susturdu Serhan'ı. Sakin bir şekilde,
"öldü mü Kenan? " Diye sordu sadece.
Serhan başıyla onayladı Deniz'i..Deniz içeri girdi.Odasına..Şuursuzca oturdu yatağına.

Serhan girdi peşinden..Deniz tek bir noktaya bakıyordu, ağlamıyordu sadece bakıyordu.

Serhan'sa biraz toplamıştı kendini. Deniz'e bakarak konuşmaya başladı yeniden.
"Gece dört civarı iyice fenalaştı Kenan.Sayıklamaya başladı; affet beni, git gibi şeyler

çıktı ağzından anlam veremedim. Birkaç dakika sonra da kaybettik onu, hemen

arayamadım..Nasıl anlatacağımı bilemedim kusura bakma."
Dedi..Kalktı yerinden, Deniz cevap vermeyip tek bir yere odaklanmışken ve çıktı

kapıdan.
Deniz tek başına kalmıştı artık.Zihninde Kenanın son sözleri çınlıyordu adeta..Git..Git. O

sırada yattı yatağına ve Kenan'ın git sesleriyle birlikte ağlamaya başladı.hıçkıra

hıçkıra, kana kana ağladı.