Ana Menu
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Hırsız Yazdır e-Posta


Herkesin hırsız olduğu bir ülke varmış,AMA istisnasız herkesin. ..
Gece olunca,insanlar maymuncuklarını ve fenerlerini yanına alır ve
komşusunun evini soymaya gidermiş. Gün doğarken geri döndüklerinde
torbalarını doldurur,yüklerini alırlarmış.

Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmuş bulurlarmış. Ülkede kimse kaybetmezmiş,çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolaşım son  kişi ilk kişiden çalana kadar sürermiş.
Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir Adam ortaya çıkmış.Gece
olduğunda,çanta ve fenerle dışarı çıkmaktansa evinde kalıp çalışmayı tercih edermiş.

Hırsızlar geldiğinde evde ışık yandığını görüp soymak için
içeri girmezlermiş. Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun  açıklığa kavuşmasını istemiş: 'Çalmadan yaşamak senin tercihin, AMA başkalarını bir şey yapmaktan alıkoymaya hakkın yok.'demişler.

Bunun üzerine dürüst Adam, geceleri evinden çıkar, fakat hiçbir
şey çalmaz, döndüğü zaman evini hep soyulmuş bulurmuş. Adamın bir haftadan daha AZ bir sürede, yiyecek tek bir şeyi almamış ve ülkeyi terk etmek zorunda kalmış.
Daha iyi soygun yaparak zenginleşenler kendileri için soygun yapmak  üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar.
Zengin-Fakir ayrımı giderek çoğalmış. Zenginler mallarını Korumak için polis teşkilatı ve hapishaneler kurmuşlar ve kendi mallarının  çalınmasını yasa dışı ilan etmişler.

Ancak yoksulların mallarını çalmak hala serbestmiş.

Bir süre geçtikten sonra,artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz  etmez olmuş. Çünkü yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya DA ülkeyi terk etmişler. Zenginler ve maaşlı soyguncular ise soyacak kimse kalmadığı için servetlerini yitirmeye başlamışlar.


Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için dürüst adamı  başa getirmeye karar vermişler. Ancak dürüst adamın evine gittiklerinde  sadece yerde yazılı bir kağıt varmış. Kağıtta şunlar yazıyormuş:

'Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa her şey için  çok geç olmuş demektir'