Ana Menu
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Görücü usulü Yazdır e-Posta

 

Yillar once, genc bir budala iken, kendime cok guvenen biri idim. Benim icin
evlilik, hicbirsey ifade etmeyen bir olgu idi. "Ne olacak ki?" diyordum.
"Evlenirsin, olmaz ise bosanirsin! Bu kadar basit!" ve valide evlen diye baski
yapmaya baslayinca, "Peki!" dedim, "Bulun bir hanim evleneyim!" 

Aptallik para pulla degil ya, iste bu da benim aptalligimdi. Hic onemsemedigim
halde, gorucu usulu ile evlendim. Benim disimda gelisen bir olguya, sirf
meraktan sahitlik eden bir sinema izleyicisi gibi, kendi yasamimi izlemeye
basladim.

Valide ve kizkardesim, bir eve gitmemiz, orda mustakbel esim olacak hanimin
kahve yapip getirmesi... Kucuk bir kiz cocugu gormustum elleri titreyen,
bakmaya korkan... Sigara icmek istedim. Orada ki cok bilmis kocakarilar... ona
isaret ettiler. Sigarami yakmaya geldi. Elleri titriyordu, elini tuttum, burnumu
yakmamasi icin. Sigaraya denk getiremiyordu cunku atesi. 

Soz kesildi. Ben, merakla bakiyordum. Bir seyler oluyor ama "Olsun bakalim,
sonu ne olacak!". "Nisan!" dediler. Umurumda degil. 

Ve bu sure zarfinda gormeye bile gitmiyordum. Kendi yasamimi yasiyordum.
Arkadaslarla geziyor, keyif yapiyordum. "Nisan!" dediler, o nasil oldu,
hatirlamiyorum. Sanki ihtiyac molasi verdim de, filmdeki o sahneleri
kacirmisim gibi...

"Düğün!" dendi, aklim basima geldi. Uyandim, ama heyhat gec kalmistim.
"Evlenmek istemiyorum yahu sacmalamayin, buraya kadar gelmem bile
hataydi!" dedim. Eh, dedimde, kimseyi inandiramadim. Valide "Sen birakirsan
kimse almaz!". "Neyi almazlar, kim almiyor, yahu pazardan malmi aliniyor. Bu
nasil mantik!" derken kendimi dugunde dans ederken buldum... 

Evli bir adamdim artik. Kendine guvenen bir budala olarak, bundan sonra bari
durust olayim, elimden geleni yapayim dedim. Tum hata benimdi. Merakli
cocuklar gibi basimi belaya sokmustum. Onun bir sucu yoktu. Madem girdim
bu ise, durustce bu isi goturelim deyip, esimle mutlu bir yasam icin elele verme
cabasi icine girdim. 

Ama olmuyordu. Paylasim olmasi icin ortak bir dil konusmak gerekiyordu.
Bunun icin de ortak bir kultur gerekiyordu. Ben odamda kitap okurken, o
dantel oruyordu. Halbuki ben neler hayal etmistim genclik hayallerimde,
birlikte kitap okuyacaktik, esimle birlikte sinemaya gidecek, filmin kiritigini
yapacaktik. Konusacak, tartisacak, bir yasam boyu ayni paydada bulusacaktik. 

Ne kadar toymusum. Kurulan hayaller ile gercekler ne kadar fakli imis. Esim
cok iyi, cok mukemmel bir hanimdi ama ben bana hizmet eden bir hanim
istemiyordum. Iste, burada anlasamiyorduk. Ben romantik, serseri bir tiptim. O
ise tum yasami, evi olan bir ev hanimi, yillarca suren bir evlilik yasadim. 

Yasamak isteyip, yasayamadiklarimdi sorun. Yoksa herseyim vardi. Gozume
bakan bir esim. Bir dedigimi iki etmeyen, toplumun ona ogrettigi gibi daima
esine hizmet eden, esi icin yasayan. 

Ama olmuyor. Kisaca genclere tek tavsiyem var. ''Kendilerini tanimadan
evlenme karari vermesinler.'' Benim kendimi tanimam yillarimi aldi.

Esimle konusup, bosandik. Hala gorusuyorum. Kendi yasamimizi kurduk ve
ileri bakiyoruz artik. Su an ikinci evliligimi yapma hazirligi icindeyim. Ne mutlu
bana ki kendimi tanidim ve esimi buldum. 

"Esim" sozunun icini doldurabiliyorum artik...
Alıntı