Ana Menu
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Bir erkeğin kadını olmak Yazdır e-Posta


Guzel bir haziran sabahiydi. gunes alabildigince parlak, martilar alabildigince
coskulu. Derinden derinegenzime dolan iyot kokusuna, bahcedeki gullerin
kokusu karisiyordu.Erken uyanmis ve sessizligin icine siginmis olan gizemi
dinlemistim, sabahin alacasinda. 
Nasil da guzel, nasil da masumdu o saatler.Bir fincan sade kahveyle birlikte,
balkona cikarak oturdum bir sure.
Ne kadar zaman gectiginin farkinda degildim ki, Tam o sirada sokagin obur
ucundan yukselen ''`Taze gevrekkk, boyozzzz'' 
diye bagiran simitcinin sesiyle kendime geldim. Gulumseyerek asagi seslendim.
''Bir gevrek, bir de kasarli getirir misiniz?'' 
Kapidan siparislerimi verdi simitci. Sira caya gelmisti. Sicacik bir fincan cay...
Kendime ziyafet cekiyordum. Biraz daha oyalandiktan
sonra, radyoda muzik dinlerken uyuyakalmisim.Telefonun calan ziliyle kendime
geldigimde, saatin 15.30 oldugunu farkettim. Bir yilin
kosturmacasinin ve yorgunlugunn acisi mi cikiyordu ne :))) 

Kulagimda o guzel insanin sesi ''Eylul gelmek uzereyim, hazirlan ve asagi in''
Diyordu. ''Tamam'' dedim ve kendime gelmek icin soguk bir dus alarak, hizla
giyinip asagi indim. Ben gel demiyordum artik. Cagirmadan gelen biri vardi
hayatimda. yuregi guzel biri.
''Hadi bakalim seni kaciriyorum bugun, nereye gidelim'' dedi
gulumseyerek.''Sen nereye istersen'' dedim. 
''Arabali vapurla Urla``ya gecelim mi''Dedi. hic gitmemistim ve bir cocuk
edasinda ''Dondurma da alir misin'' dedim. 
Gozlerine kadar yansiyan o icten gulumsemesiye, goz kirparak  ''Alirim tabi,
almaz miyim hic'' dedi. tum kaygilari yok olmus, huzurlu bir cocuk gibi,
sevincle gulerek el cirptim. Vapur kalkmak uzereydi. Arabali vapurdan girerek
bize gosterilen yerde
arabayi durdurdugumuz anda, arabanin kapisini acarak, ''hemen geliyorum,
vapur kalkmadan sana dondurma almaliyim'' diye firladi, 
dur nereye bile diyememistim. onun bu yuregini, guzel yuregini seviyordum iste.
Beni uzmemek, mutlu etmek icin elinden gelenin en iyisini yapmaya calisiyor,
konusurken kelimelerini dikkatle seciyordu.5 dakika sonra kosarak geldi, gri-elâ
gozlerinde yaramazca 
kahkahalarla. Elinde 2 dondurma vardi.''Cocugu sakin ben gelmeden kapagi
kapatma, askima dondurma alacagim, diye kandirdim,''dedi.
Yanagina icten bir opucuk kondurarak tesekkur ettim. Yuzumu avuclarinin
icine alarak,''Sakin bir daha bana yaptigim bir sey icin tesekkur etme, sen en
guzel seylere layiksin ve ben seni uzmek istemiyorum. Uzulmeni
istemiyorum,''dedi.Egilip tekrar bir opucuk 
kondurdu, gulumseyerek. Hayat buydu iste. Birilerinin ozen gostermesi ve
sevgiyle sarilmasi.ne cok ozlemistim boyle bir
duyguyu. Boylesine katiksiz, cikarsiz, ikinci tekil sahislarin icinde bulunmadigi
bir birlikteligi. Beni nasil mutlu edecegini sasiriyordu. Kendi dondurmasinin da
neredeyse hepsini bana yediriyordu.''Hadi gel'' dedi elimden tutarak. ''Denizi
izleyelim birlikte'' 
Hic bir sey icin ''Hadi gel`'' Demiyordum. ''Sunu yapalim mi'' demiyordum.
Benim icin, Beni dusunen biri vardi artik. Icim dolu dolu, sefkate ve guvene
susamis bir cocugun safiyetiyle arabadan disari ciktim.Ellerimi ellerine
uzatirken, o kolunu belime sardi ve kupesteye dayanarak denizi izlemeye
basladik. Bicir bicir konusuyorduk ikimiz de.Izmir``in tatli imbati sarip
sarmalamisti yureklerimizi. 
Ben o na, o da bana yaslamistik yureklerimizi ve iki yarali kus gibi
birbirimizden guc almaya calisiyorduk. 
Zaman nasil gectiyse, vapurun iskeleye yanastigini farkettik. tekrar arabaya
kosturduk ve Uc kuyular``dan
yolumuza devam ettik. Acik pencereden ruzgâr saclarimi dagitiyor, arada bir
bana donerek ''Fistik'' diyordu. Mutluydum. 
Sanki omrumun her anini bu saniyelere sigdirmistim ve hic bitmesin istiyordum.
Sarkilar soyluyorduk
birlikte ve bu sarki senin olsun diye benim icin hic akla gelmedik sarkilar
tutuyordu. Begenmiyordum ve kavga ediyordum. O ise halime guluyordu. Biz,
cocuklar gibi sendik :)))

Yol kenarinda bir restorantin onune araci park ederken, ben tipki bir cocuk
gibi, ''Bak bahceye'' diye ciglik attim. ''Ne var'' dedi. ''Salincaklar'' dedim.
Yuzume bakarak guldu ve ''Tamam''dedi.Sessizligin sesini dinliyordum.Yesilin
her tonunun bulundugu bu
bahcede, huzur iklimi hakim olmustu her yere ve her seye ve gonlume. Kotu
gunler geride kalmisti artik. Yaralar kapanmis,
Acilar dinmisti. Izgara kofte istedik, yanimiza gelen garsondan. Bir de koca bir
sise su. Icimiz yanmiscasina sukrederek suyu ictik. Bir yudum sevda tadindaydi
sanki. Ne gecmis, ne de gelecek yoktu aramizda. Sadece ani yasiyor ve tadina
varmaya calisiyorduk
sindirerek, tum hucrelerimizde hissederek. Surekli bana patates ve kofte
yediriyordu kendi tabagindan. ''Hey allah``im'' dedim kendi 
kendime. Nasil da nazliyor, nasil da simartiyordu beni. yemekten kalktik ve
urla``ya dogru yola devam ettik.Ikimizin de mesut olma hevesi vardi.  Ah
Istanbul!u soyledik birlikte. Konserde ve daha sonra defalarca dinlemesine
ragmen. Karsidan deniz gorunmustu  ve o gosteriyordu bana. Benimse gozum
on da. Hani derler ya, geminin dumeninde olmak diye. Evet... Dumende o vardi
ve
ben sadece nazli bir yolcuydum.denize tepeden bakan bir kir kahvesinin
kerevetinde, Sirtini kocaman yastiga yaslayarak uzanirken,
beni de gogsune yaslamisti. Yesil, mavi, beyaz ve duslerimin gerceklesmesi. Cay
istedik, ama o ben sarap icmek istiyorum diye tutturunca, garsona
seslendim.Fakat sarap yoktu, gelecekmis.''evde iceriz, balkonda'' dedim.''Peki''
dedi. Basim gogsunde, 
o ise miril miril, bana denizi, yesili, gokyuzunu, yildizlari anlatiyordu. Ben degil,
o anlatiyordu. Arada bir ''Ben senin
neyinim'' diye soruyorum cocuksu bir edayla. Yuzume bakarak ''kadinimsin ya''
diyor. Mutlulukla kapaniyor gozlerim 
ve basim gogsune dusuyor.


Piril piril gokyuzu ve durgun, carsaf gibi denizi yesilliklerin arasindan
izliyorduk, Tabiatin guzelligine saygi duyarak. Tam bu sirada yesilliklerin
arasindan meee diye sesler gelmeye basladi. Gozlerimin icinde alaz alaz
kivilcimlanan bir afacanlikla  ''Aaa arkadaslarin
gelmis, seni cagiriyorlar''  dedim. Ayni afacanlikla ''Keciler mi''deyince ikimiz
birden gulmeye basladik.''Kecisin iste keci, keci'' diyerek bir yandan da onu
gidikliyordum. Gamsiz, tasasiz cocuklardik biz.''kalkalim mi
Can''dedi.''Kalkalim kecim'' dedim, gulerek. 
Arabaya gectik ve donus yolunda otobanlarin bulundugu yere yaklasirken,
yaramaz cocuklar gibi 
''ne dersin bagirtalim mi sunlari arkamizdan''dedi.Anlamayan gozlerle
bakarken, birden gaza basarak yan taraftan bilet almadan firladi arac.
Arkamizdan kirmizi isIk yanarak siren sesleri cikariyor, o ise cocuklar gibi
kahkahalarla guluyordu.''kactik iste bak'' diye guluyor ve ''Nasil ama fistik''
diye goz kirpiyordu.

hayatimda yasamadigim bir gunu cocuksu yaramazliklarla suslemis ve bana
armagan etmisti.nihayet Uckuyular``daki vapur iskelesine geldigimizde vapurun
kalkmak uzere oldugunu gorduk ve aceleyle vapurdaki yerimizi aldik. Aksam
olmus ve gun bitmek uzereydi. 20:00 de vapur hareket etti.Aracin kapilarini
acarak''Hadi gel''diye elimden tutarak disari cekti. Yuruyor muydum, yoksa
bulutlarin 
uzerinde miydim, bilmiyorum. Fakat gercek olan bir sey vardi ki o da
yasiyordum... Hem de dolu dolu, doyasiya degil. Kupesteye yaslanarak denizi ve
karsi kiyiyi izlemeye basladik yine. Bu kez manzara cok farkliydi. Karsidan
konak gorunuyor ve''Su yuksek bina hilton degil mi'' diye bana
soruyordu.birden karsidaki binalarin camlarini gordum ve ciglik cigliga ''Bak
Cannn... kac tane gunes var karsida goruyor musun? gunes evlere misafir
olmus'' diye altin renginde, alev alev yanan camlari gosterdim.
''O evlere mutluluk dolmus Can'' diye cevap verdi. Paylasiyorduk, hem de ayni
anda, ayni duygulari.bu harika bir seydi.'Kos''diyerek elinden tutup
cekistirmeye basladim. Hic itiraz etmeden benimle kosusturmaya basladi.bir
yandan da soyleniyordum ''bu isIklar nedir biliyor musun can?gun batiyor
demektir''Simdi gunesin batisini izleyecektik birlikte. Hemen kupestenin diger
tarafina 
gectik ve hayranlikla gunun ufukta kaybolusunu, gokyuzunun yangin yerine
donusunu izlemeye basladik.Basim omzunda, kollariyla belime sarilmis,
nefesimizi tutarak bu muhtesem tabloyu bozmaktan korkarcasina bakiyorduk.
bir meydan savasinin son demlerinde, iki sevgilinin ayrilmak istemeyerek,
koparcasina haykirislari gibiydi ufuk. ''Sancili bir dogum gibi sanki''dedim. 
''Safakta kavusurlar uzulme''dedi. Basimi kaldirdim, gulumseyerek, egilip
burnumun ucuna bir opucuk kondurdu.''Bak isiririm burnunu
gorursun, bana oyle derin derin bakma''dedi, Goz kirparak. daha da sokuldum,
tipki bir kedi yavrusu gibi. hafif bir sesle''donulmez 
aksamin ufkundayim'' sarkisini mirildanmaya basladim. Oda bana eslik
ediyordu. Yine ruhlarimiz birbirinde kaybolmus, Yine duygularimiz birbirinde
erimisti ve zaman nasil gecmis anlayamamistik. Vapur iskeleye yanasmisti.
Bostanli iskelesinde ayrildik vapurdan. Eve dogru ilerlemeye baslamistik ki,
yoldaki hali geldi aklima, gulumsedim. urla``ya dogru giderken yol kenarina
dizilmis olan meyve satan tezgâhlari gormus ve ''benim canim muz istedi
alalim''demsti. Bir sonrakinden 
aliriz derken, bir daha da rastlamamistik.''yemezsem olurum, muz alacagim''
diye tutturunca Migros'un onune arabayi pak ederek
iceri girdik. bir sise villa doluca ile birlikte bir paket de cikolata aldi.
Gulerek''Asermiyorsun degil mi'' dedim. 
Guldu ve ''belli mi olur''dedi.

Cikista cerez de alarak eve dogru ilerledik. Balkonu yikayarak o gunun
guzelliginin devami gibi saraplarimizi yudumlamaya basladik. Bahceden gul
kokulari yukariya kadar tirmaniyordu ve sessizligin sesini dinliyorduk. martilar
yine uzerimizde dans ediyor ve sarkilar
soyluyordu. bir ara oylesine cigliklar atmaya basladilar ki, ''Gidin baska yerde
kavga edin be''diyerek seslendim. Guldu ictenlikle, sandalyeye iyice yayilarak.
arada bir uzanip, kabuklarini temizledigi fistiklari uzatiyordu bana, yemem
icin.Saraptan miydi, yoksa mutluluktan mi bilmem, basim donuyordu. Iceriden
hafif bir muzik sesi yukseliyor ve ikimizi de sarip sarmaliyordu. Berlin
grubunun soyledigi top gun parcasinin mukemmel ezgisi ile dolmustu balkon.
''hadi gel'' dedi elimden tutarak. hic soru sormadan
kalktim. Gece, mehtap, yildizlar ve biz...
basim gogsunde dansediyorduk. yine basimi kaldirarak sordum.
''Ben senin neyinim can?` ''kadinimsin, kadinimmmm..!! 
BIr erkegin kadini olmak...! ! !

eylul gökdemIr...17.06.2007