Ana Menu
Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Ateş ve İnsan Yazdır e-Posta

Yüzyıllar önce, dünyanın ücra köşelerinden birinde bulunan bir adaya ateş, geç de olsa
gitmişti. Bu adada dört ayrı kabile bulunuyor, adanın dört köşesinde birbirlerinden kopuk
yaşamlarını sürdürüyorlardı.
Adaya yakın bir kara parçasında öğrencileriyle birlikte yaşayan bir bilge bu adaya gezi
düzenlemeye karar verdi. Bir gemiye bindiler, zor bir yolculuktan sonra adaya ayak bastılar.
Birinci kabileye ulaştılar.
* Bu kabilede ateşi sadece rahipler kullanabiliyordu. Bunun kendilerine verilmiş bir kutsal
armağan olduğuna diğerlerini inandırmışlardı. Sadece rahipler ısınıyor ve sıcak yemek yiyordu,
diğerleri donuyor ve çiğ et yiyordu. Bilgenin öğrencilerinden biri "ben burada kalacağım ve
bütün insanların ateşten faydalanmalarını sağlayacağını" dedi. Bilge ve diğer öğrencileri onu
orada bırakıp yollarına devam ettiler, ikinci kabileye geldiler.
* Bu kabiledeki insanlar ateşin ilahi bir güç olduğuna inanmışlardı ve ateş yakmaya yarayan
bütün araçlara tapıyorlardı. Ama ateş yakan yoktu.Bir öğrenci "ben de burada kalıp bunlara
ateş yakmayı öğreteceğim" dedi, orada kaldı, diğerleri yola devam edip üçüncü kabilenin
yaşadığı yere geldi.
* Bu kabilede, bir zamanlar ateşi adaya getiren adamın totemleri yapılmış ve her yere
yerleştirilmişti. Halk ona tapıyordu. Birkaç kuşak öncesi ateşi görmüş, getiren adamın tanrı
olduğuna karar verilmiş ve bu inanç yerleşmişti. Ama sonra kimse ateş yakmaya teşebbüs
etmemişti.Öğrencilerden biri de ben burada kalacağım dedi, diğerleri dördüncü kabilenin
köyüne yöneldi.
* Dördüncü kabile de ateş yakmıyor ama ateş hakkında yayılmış abartılı söylentilere
inanıyordu. Ateşin kendisi bir tür tanrı yerine konulmuştu. Ateş yakmayı kimse bilmiyor ama
hep ateşin gücü hakkında hikâyeler anlatılıyordu.Başka bir öğrenci de bu köyde kalmak istedi.
Bilge ve öğrencileri adayı biraz daha dolaşıp dört köyde kalan öğrencileri almak için tekrar
aynı yolu izleyerek geri döndüler.
Birinci köydeki öğrenci konuşmaya başlar başlamaz rahiplerce suçlanmış, bir yabancıya
inanacağına kendi rahiplerine inanan halk da öğrenciyi yakalayıp yakmıştı.
İkinci köydeki öğrenci, halkın tapındığı aletleri kullanarak ateş yakar yakmaz halk korkmuş,
tapındıkları nesnelerin böyle kullanılmasına infial göstermiş ve öğrenciyi öldürmüşlerdi.
Üçüncü köydeki öğrenci, bir insanın totemine tapmanın yanlışlığını belirterek söze başlayınca
hemen öldürülmüştü.
Dördüncü köydeki öğrenci de ateşin gerçekte ne olduğunu anlatmaya başladığı anda
öldürülmüştü.
Bilge ve kalan öğrenciler gemiye döndüler, denize açıldılar. Bilge bu ada gezisinin sonucunu
şöyle özetledi:
"Öğretmek bilmekten çok daha zordur. Bilmek istemeyenlere, bilgiye direnenlere bir
şey öğretmek de en zorudur. Cahiller bildiklerine inanırlar ve yeni bilgilere direnirler.
Ama aynı zamanda bir huzursuzluk içindedirler, bu yüzden de gerçekten bilen
insanlardan nefret ederler; onları yakarlar, öldürürler.