Ana Menu
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Yüzü olmayan adamın hikayesi Yazdır e-Posta


Yıllar önce çalışkan bir adam, ailesini avantajlı bir iş imkanı sağlamak için Newyork'tan
Avusturalya'ya götürdü.Adamın ailesinden biri, sirke trapez artisti olarak katılmak veya aktör
olma tutkusu olan genç ve yakışıklı oğluydu.
Bu genç adam zamanını bir sirk işi yada herhangi bir sahne işi gelene kadar kasabanın sınırındaki
batı bölümünde yerel bir tersanede çalışarak geçirdi. 
a
Bir akşam, işten eve gelirken ,onu soymak isteyen beş haydut tarafından saldırıya uğradı.Genç
adam, parasından vazgeçmek yerine onlara karşı koydu. Bununla birlikte onu kolayca alt ettiler ve
onu feci şekilde dövmeyi sürdürdüler. Botlarıyla yüzünü parçaladılar ve tekmelediler,vücuduna
sopalarla acımasızca vurdular ve onu ölüme terk ettiler. 

Aslında polisler,onu yolda uzanmış bir şekilde bulduklarında, onun öldüğünü sanmışlardı.

Morg yolunda, polislerden biri, adamın zorlukla nefes aldığını duydu ve onu hemen hastanedeki
acil bölümüne götürdüler. Acil bölümünde yatarken,bir hemşire korku içinde bu genç adamın
uzun süre bir yüze sahip olamayacağını fark etti.Göz yuvaları parçalanmış, kafatası,bacakları ve
kolları kırılmış, burnu askıda kalmış, bütün dişleri kırılmış ve çenesi hemen hemen kafatasından
ayrılmıştı.

Yaşama imkanı az olmasına rağmen, bir yıla yakın zamanını hastanede geçirmişti.Sonunda
hastaneden ayrıldığında, vücudu iyileşmişti fakat yüzü bakılamayacak kadar biçimsiz ve iğrençti.
Artık herkesin imrenerek baktığı yakışıklı genç değildi.

Genç adam,yeniden iş aramaya başladığında,herkes tarafından geri çevrildi. Bir iş veren,
ona,sirkte "Yüzü Olmayan Adam" adında tuhaf bir şov önerdi ve bir süre bu işi yaptı.Bu olanlar
boyunca o, hala herkes tarafından reddediliyor, işyerindehiç kimse onunla görünmek
istemiyordu.Genç adam intiharı düşünmüştü.Bütün bunlar beş yılda gelişmişti.

Bir gün, kiliseye uğradı ve bir teselli aradı.Kiliseye girerken onu, kilisenin sırasına diz
çökmüş,hıçkıra hıçkıra ağlarken gören bir rahiple karşılaştı. Rahip ona acıdı ve onu uzun uzadıya
konuştukları odasına götürdü.
Rahip büyük ölçüde etkilenmişti, onun yaşamını ve gururunu tekrar kazanabilmesi için elinden
gelen herşeyi yapabileceğinin mümkün olduğunu söyledi. Ama genç adam,iyi bir Katolik
olabileceğine söz verecek ve olacaktı. 

Genç adam her gün ibadet için kiliseye gidiyor ve ibadet ediyordu ve Allah'a onun hayatını
bağışladığı için dua ettikten sonra,beyin huzurunu sağlamasını istiyor ve onun gözünde,iyi bir
insan olması için şükran duasını ediyordu. 

Rahip, kişisel ilişkileri sayesinde, Avusturalya'daki en iyi plastik cerrahla görüştü. Genç adam
hiçbir ücret ödemeyecekti. Çünkü; doktor, rahibin en yakın arkadaşıydı.Doktor genç adamdan
çok etkilenmişti.Onun hayata bakış açısı,tüm kötü tecrübelerine karşı mizah ve sevgi doluydu.

Cerrah harika bir şey başardı.En iyi diş ameliyatlarını onun için yaptı.Genç adam, Tanrı'ya söz
verdiği her şeyi yerine getirdi..Tanrı da onu harika ve çok güzel bir eş, yedi çocuk ve ileride
kariyer için düşündüğü iş hayatındaki başarı ile ödüllendirdi. 

Eğer Allah'a şükretmezsen ve sana değer veren insanları sevmezsen,toplumda kabullenilemezsin.

Bu genç adam................... Mel Gibson 'du....

Onun hayatı "Yüzsüz Adam" filminin prodüksiyonuna ilham oldu. O hepimizi kendine
imrendirdi.Cesareti olan her insana örnek oldu.

Yazar: Paul HARVEY