Ana Menu
Şu anda 4 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Papatyanın Hikayesi Yazdır e-Posta


Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir papatya.. Ve papatya asık olmus,
yanmıs tutusmus ak sakallı bahçıvana.. Bir ümit bekliyormus. Yüzlerce çiçeğin arasından
Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormus..
Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları.. Kıskanıyormus bahçıvanı, kırmızı
güllerden, sarı lalelerden, mor menekselerden.. zambaklardan... Papatya, sadece bahçıvan için
açıyormus, Bembeyaz yapraklarını...
Bir gün, askı öyle büyümüski.. Papatya yapraklarını tasıyamaz olmus.. Eğilivermis boynu..
Toprağa bakıyormus artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormus.. Ayaklarını görüyormus..
Bunada sükür diyormus.. Yetiyormus ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. Zaman akıp
gidiyormus.. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmus.. Ne var sanki boynumu
kaldırsa.... Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormus...
Ve iste bir gün...Bahçıvan papatyaya doğru yaklasmıs.. incecik bedenini ellerinin arasına
almıs.. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmus bir iple papatyanın gövdesini
bağlayıvermis sopaya.. Papatya o an daha çok sevmis bahçıvanı.. Hala göremiyormus onu,
ama bedeni kurtulmus.. Uzun bir müddet sonra, bahçıvan uğramaz olmus bahçeye.. Gelen
giden yokmus.. Kahrından ölecekmis papatya..
Ama iste bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmıs.. Derin bir oh çekmis..
Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmis.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüs..
Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmis.. Baska birisiymis.. Adamın elinde bir de
makas varmıs.. Papatyanın kafasını kaldırmıs yukarıya doğru....
Ne güzel açmıssın sen öyle demis.. Bu gencecik, yakısıklı bir delikanlıymıs.. Gözleri gök
mavisi, saçları günes sarısıymıs.. Ama gövden seni tasımıyor demis. Elindeki makası
papatyanın boynuna doğru uzatmıs.. Ve bir hamlede bağını gövdesinden ayırmıs.. Papatya
yere düserken hatırlamıs sevdiğini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaslımı yaslı bahçıvanı hatırlamıs..
Birde o gencecik, yakısıklı delikanlıyı düsünmüs.. Ve o an anlamıs, neden o yaslı bahçıvanı
sevdiğini.. O her seye rağmen, papatyaya emek vermis.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu
söylememis, ama onu aslında hep sevmis....
Papatya anlamıs artık...
Sevgi, emek istermis...
Yere düstüğünde son bir kez düsünmüs sevdiğini... Tesekkür etmis ona içinden.. Son
yaprağıda kuruduğunda, biliyormus artık....
Gerçek sevginin, söylemeden, yasamadan ve asla kavusmadan varolabileceğini...