Ana Menu
Şu anda 6 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Bir Öykü Yazdır e-Posta

 
Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift,
Boston treninden inip 
utangaç bir tavırla rektör'ün bürosundan içeri girer girmez,
sekreter masasından
fırlayarak önlerini kesti... Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü
belirsiz taşralıların 
Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?
 
Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. işte bu
imkansızdı..
Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu.. 
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye
mırıldandı... 
Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi. . Sekreter
sesini çıkarmadan
masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi..
Sonunda sekreter,
dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika
görüşseniz, yoksa 
gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı. Anlaşılan
çare yoktu..
 
Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin
anlattığı tablo içini
bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden
nefret ederdi. 
Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak
şey miydi bu?
Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.
 
Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard'da okuyan
oğullarını bir yıl önce
bir kazada kabetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu
olmuştu ki, onun 
anısına okul sınırları içinde bir yere, bir anıt dikmek
istiyorlardı.
 
Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine
öfkelendi. "Madam" 
dedi, sert bir sesle, "Biz Harvard'da okuyan ve sonra ölen
herkes için 
bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..."
 
"Hayır, hayır" diyerek haykırdı yaşlı kadın.. "Anıt
değil... Belki, Harvard'a
bir bina yaptırabiliriz" . Rektör, yıpranmış giysilere nefret
dolu bir nazar 
fırlatarak, "Bina mı?" diyerek tekrarladı, "Siz bir binanın
kaça mal olduğunu
biliyor musunuz? Sadece son yaptığımız bölüm yedi buçuk
milyon dolardan
fazlasına çıktı..."
 
Tartışmayı  noktaladığını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar
bunaklardan 
kurtulabilirdi. . Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü:
"Üniversite 
inşaatına baılamak için gereken para bu muymuş? Peki, biz
niçin
kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?" 
 
Rektör'ün yüzü karmakarışıktı.. Yaşlı adam baışyla
onayladı. 
Bay ve bayan Leland Stanford dışarı çıktılar. Doğu
California'ya,
Palo Alto'ya geldiler. Ve Harvard'ın artık umursamadığı
oğulları için
onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.
 
Amerika'nın en önemli üniversitelerinden birini
STANFORD'u.
 
(Alıntı)