Ana Menu
Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Üç Günlük Tahminler
Tüm Iller
Reklam
Kaç Kırlangıç Kovaladınız ? Yazdır e-Posta
 
Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne
konmuş, bütün 
cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel
durduğuna ikna 
olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş. Tık...
Tık...Tık... 
Adam cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.
Meşgulmüş! 
Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç! Heyecanlı
kırlangıç, 
telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış şirin
gagasını 
açmış, sözcükler dökülmeye başlamış. 
 
Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun
zamandır 
seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya. Lütfen
pencereyi aç ve 
beni içeri al. Birlikte yaşayalım. 
 
Adam birden parlamış: "Yok daha neler? Durduk yerde sen de
nerden çıktın 
şimdi? Olmaz, alamam" demiş. Gerekçesi de pek sersemceymiş:
Sen bir 
kuşsun! Hiç kuş, insana aşık olur mu? 
 
Kırlangıç mahcup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş,
bir süre 
sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha
şansını 
denemiş: Adam, adam! Hadi aç artık şu pencereni. Al beni
içeri! Ben sana 
dost olurum. Hiç canını sıkmam! 
 
Adam kararlı, adam ısrarlı: Yok, yok ben seni içeri alamam
demiş. Biraz 
da kaba mıymış, neymiş lafı kısa kesmiş. İşim gücüm var, git
başımdan. 
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine
gelmiş: 
Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al
beni 
içeri. Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü
ben ancak 
sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte
yemek 
yeriz, bak hem sen de yalnızsın yalnızlığını paylaşırım,
demiş. 
 
BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık
meselesine 
içerlemiş. Pek bir sinirlenmiş: Ben yalnızlığımdan
memnunum,demiş. 
Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş.
Kırlangıç, son 
denemesinden de başarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş,
çekip 
gitmiş. 
 
Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş, sonra kendi
kendine 
itiraf etmiş: Hay benim akılsız başım; demiş. Ne kadar
aptallık ettim! 
Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını
teptim. Niye 
onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös
oturacağıma, 
keyifli vakit geçirirdik birlikte. Pişman olmuş olmasına ama
iş işten 
geçmiş. Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:
Sıcaklar 
başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu
içeri alır, 
mutlu bir hayat sürerim. Ve çok uzunca bir süre, sıcakların
gelmesini 
beklemiş. Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar
gelmiş. 
Ama... Onunki hiç görünmemiş. Yazın sonuna kadar penceresi
açık beklemiş 
ama boşuna. Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş
ama gören 
olmamış. 
 
Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.
Olanları 
anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
"KIRLANGIÇLARIN 
ÖMRÜ 6 AYDIR...." HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR
KEZ ELİNİZE 
GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER! HAYATTA BAZI İNSANLAR
VARDIR, 
SADECE BİR KEZ KARŞINIZA ÇIKAR; DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP
GİDERLER! VE 
ASLA GERİ DÖNMEZLER! 
 
Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün bakalım;
Acaba siz 
bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?